Kurtuluş Savaşı’nın Diğer Adı Nedir? Tarihin Farklı İsimleri Üzerine Cesur Bir Bakış Türkiye’de tarih konuşulunca bazı kelimeler vardır ki sadece bir olayı değil, koskoca bir dönemi, bir ruh hâlini ve toplumsal hafızayı temsil eder. “Kurtuluş Savaşı” da bunlardan biridir. Peki Kurtuluş Savaşı’nın diğer adı nedir? Bu soru ilk bakışta basit bir tarih bilgisi gibi görünse de aslında arkasında önemli bir tartışma barındırır. Çünkü kullanılan isim, o mücadeleyi nasıl gördüğümüzü de etkiler. Kurtuluş Savaşı’nın en yaygın diğer adı Millî Mücadele’dir. Bunun yanında İstiklâl Harbi, Türk İstiklâl Harbi ve bazı tarih kaynaklarında Millî Mücadele Dönemi ifadeleri de kullanılır. Ancak bu isimlerin her…
Yorum BırakAteşli Fikirler Blogu Yazılar
Arap Milliyetçiliğinin Adı Nedir? Arap Dünyasında Kimlik, Tarih ve Siyasi Düşünce Arap milliyetçiliğinin adı nedir sorusu, aslında sadece bir kavramın karşılığını öğrenmekten çok daha fazlasını ifade eder. Çünkü bu kavram, Arap toplumlarının tarih boyunca kendilerini nasıl tanımladığını, hangi ortak değerler etrafında birleşmeye çalıştığını ve modern Ortadoğu siyasetinin nasıl şekillendiğini anlamak için önemli bir kapıdır. Arap milliyetçiliği genel olarak Arapçılık ya da Arap dünyasında kullanılan adıyla el-Kavmiyye el-Arabiyye (Arap ulusçuluğu) olarak bilinir. Bu düşünce, Arap halklarının ortak dil, kültür, tarih ve medeniyet bağları üzerinden tek bir millet anlayışı etrafında birleşmesini savunan siyasi ve kültürel bir harekettir. Günlük hayatta bu kavramla sık…
Yorum BırakBazen sıradan bir günün içinde hiç fark etmeden büyük bir bilimin parçası olduğumuzu düşünürüm. Elimize aldığımız bir kalemden, nefes aldığımız havadan, aynada gördüğümüz yüzümüzden daha küçük ama tüm bunları mümkün kılan görünmez bir dünyanın içinde yaşıyoruz. Peki, bir insanı insan yapan, bir ağacı büyüten, bir kuşun uçmasını sağlayan o küçük yapı nedir? Belki de en temel soruyla başlayabiliriz: “Bedenimizin içinde milyarlarca kez tekrar eden bu küçük yaşam parçalarına neden hücre deniyor ve hücre ne demek biyolojide?” Bu sorunun cevabı yalnızca bir ders kitabı tanımı değildir. Hücre, yaşamın nasıl başladığını, hastalıkların nasıl geliştiğini, genetik özelliklerin nasıl aktarıldığını ve gelecekte tıbbın nasıl…
Yorum BırakKalbimde Açılan Bir Sayfa: Kur’an’a Göre Haramlarla Yüzleştiğim Gün Racoflame olarak her zaman olduğu gibi, bu kez “Kurana göre haramlar” konusunda sizin yanınızdayız. Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Penceremin kenarına oturmuş, elimde her zamanki gibi günlük defterimle dışarıdaki sessizliği izliyordum. 25 yaşındaydım ve hayatımın bazı dönemlerinde kendime en çok sorduğum soru şuydu: “Doğru yaşamak gerçekten ne demek?” Çocukluğumdan beri dinlediğim bazı öğütler vardı. Büyüklerimden sık sık “Şu haramdır, bundan uzak dur” sözlerini duyardım. Fakat zaman geçtikçe bu kelimelerin anlamını sadece yasaklardan ibaret görmemeye başladım. Çünkü insan bazen bir şeyin neden yanlış olduğunu anlamadan sadece uzak durmaya çalışıyor. Oysa kalbin ikna…
Yorum BırakBülent Ersoy Kaç Kilo Verdi? Kilo Değişiminin Psikolojik Merceği İnsan davranışlarının ardındaki görünmeyen nedenleri düşündüğümde, bedenin yalnızca biyolojik bir yapı olmadığını fark ediyorum. Bir insanın kilosundaki değişim çoğu zaman sadece yemek, hareket ya da metabolizma ile açıklanamayacak kadar karmaşık bir hikâye anlatır. Bazen bir kilo kaybı, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin; bazen toplumun bakışlarının; bazen de yaşamındaki kontrol, özgüven ve kabul edilme arayışının dışa vurumu olabilir. Bülent Ersoy’un kilo verme süreci de bu açıdan yalnızca “kaç kilo verdi?” sorusuyla sınırlı kalmayacak kadar dikkat çekici bir örnektir. Ünlü sanatçının 2014 yılında tedavi sürecinin ardından 7 kilo verdiğini açıkladığı ve “eskisi gibi çok…
Yorum BırakE-kitap satar mı? (İzmir sıcağında eriyen umutlarla başlayan bir soru) İzmir’de yaz ayları iki şey yapar: insanı terletir ve düşündürür. Ter zaten garanti, düşünce ise bonus. Ben de geçen yaz Alsancak’ta bir kafede otururken, önümde buz gibi limonata, kafamda ise tek bir cümle dönüp duruyordu: “E-kitap satar mı?” Yan masada iki kişi hararetle NFT konuşuyor, garson üçüncü kez “soğuk kahveye buz ekleyelim mi?” diye soruyor, ben ise Google’da değil, kendi kafamın içinde arama yapıyorum. “Satmazsa ne olacak?” diyorum içimden. Sonra diğer ses cevap veriyor: “Satarsa ne olacak, zengin mi olacaksın?” İkisi de haklı. Bu yüzden mesele daha en baştan biraz…
Yorum BırakZeytin Yaprağı Suyunun Edebî Yolculuğu: Bir Yaprağın Hafızasında Saklı Hikâyeyi Demlemek Kelimeler bazen bir kapının anahtarı, bazen de yüzyıllar boyunca taşınan görünmez bir sandıktır. Bir yaprağa bakarken yalnızca damarlarını, rengini ve kokusunu değil; onun taşıdığı mevsimleri, rüzgârları, insan hikâyelerini ve kültürel izleri de okuyabiliriz. Edebiyatın büyüsü tam da burada başlar: Sıradan görünen bir nesne, anlatının içinde yeni anlam katmanları kazanır. Bir fincan suya bırakılan zeytin yaprağı, yalnızca bir hazırlık sürecinin parçası değil; doğayla insan arasındaki eski diyaloğun da simgesidir. Zeytin ağacı, farklı coğrafyalarda barışın, sabrın, bereketin ve sürekliliğin sembollerinden biri olarak karşımıza çıkar. Mitolojik anlatılardan şiirlere, romanlardan halk hikâyelerine kadar…
Yorum BırakRacoflame ailesiyle yeniden buluşuyoruz; bu kez konu başlığımız Köprü doğal bir unsur mudur. Köprü Doğal Bir Unsur Mudur? Doğa, İnsan ve Varlık Üzerine Felsefi Bir Sorgulama Bir gün bir nehir kenarında durduğunuzu düşünün. Karşınızda iki kıyıyı birbirine bağlayan eski bir taş köprü var. Üzerinden geçen insanların ayak sesleri, taşların arasındaki yosunlar ve zamanın bıraktığı izler size şu soruyu sordurabilir: Bu köprü yalnızca insan elinden çıkmış bir yapı mıdır, yoksa doğanın uzun hikâyesinin bir parçası hâline gelmiş midir? Bir taşın dağdan kopması doğal kabul edilirken, aynı taştan yapılan bir köprünün neden yapay olduğunu düşünürüz? İnsan doğanın dışında bir varlık mıdır, yoksa…
Yorum BırakBoşluk Hissinden Nasıl Kurtulunur? İçsel Boşluğu Anlamak ve Hayata Yeniden Anlam Katmak “Her şey yolunda gibi görünüyor ama içimde tarif edemediğim bir eksiklik var. Günler geçiyor, işler yapılıyor, insanlar konuşuluyor fakat sanki bütün bunların arasında ben bir yerlerde kayboluyorum…” Bu cümle birçok insanın hayatının belli dönemlerinde kendi kendine söylediği sessiz bir itiraftır. Bazen yoğun bir günün ardından eve dönünce, bazen kalabalıkların içinde yalnız hissederken, bazen de uzun zamandır beklenen bir hedefe ulaştıktan sonra ortaya çıkar. İnsan kendine şu soruyu sorabilir: “Madem istediğim şeylerin bazılarına sahibim, neden hâlâ içimde bir boşluk var?” Boşluk hissinden nasıl kurtulunur? sorusu aslında yalnızca mutsuzlukla ilgili…
Yorum BırakAvazında Ne Demek? Bir Kelimenin Toplumsal Yankısını Anlamak İnsanların günlük hayat içinde kullandığı bazı kelimeler, yalnızca sözlük anlamlarıyla açıklanamayacak kadar derin izler taşır. Bir kelimeyi duyduğumuzda bazen bir kişinin ses tonunu, bir meydanı dolduran kalabalığı, bir evin içindeki tartışmayı ya da bir toplumun duygusal dünyasını hatırlarız. “Avazında ne demek?” sorusu da bana göre tam olarak böyle bir kapı açar. Çünkü “avaz” yalnızca ses anlamına gelen bir sözcük değildir; insanın kendini duyurma biçimini, duygularını dışa vurma gücünü ve toplum içinde var olma çabasını da anlatır. Gündelik yaşamda insanların “avaz avaz bağırmak”, “avazı çıktığı kadar konuşmak” ya da “avazında söylemek” gibi ifadeleri…
Yorum Bırak